YEREL SEÇİMLER, YEREL MEDYA ve BİZ

YEREL SEÇİMLER, YEREL MEDYA ve BİZ

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler, sandıklar açıldıktan sonra uzun süre siyaset bilimcileri, anket şirketleri, iletişim akademisyenler ve sosyal bilimciler tarafından analiz edilecek, araştırma konusu yapılacak ve incelenecek.

Bu, kazanan-kaybeden hinterlandındaki hesabın aslında baş aktörü giderek önemsizleşen yerel medyanın kendisi. Ben seçim bahanesi ile biraz bu durumu irdelemek istiyorum.

Bilindiği gibi Gaziantep yerel medyası sayısal bakımdan bir hayli dinamik. Ancak bu dinamizm gerçek hayatla kıyaslandığında ortaya büyük bir hayal kırıklığı çıkıyor. 20’nin üzerindeki günlük gazeteleri, bir o kadar haftalık yayın organları, çok izlendiğini sanmadığım televizyonları, müzik kutusu radyoları ile artık kamusal bir araç olmaktan çıktı bizim mahalle.

Toplumun en sağlıklı şekilde bilgilendirilmesi için yurttaşı merkeze alması gereken yayın yönetiminin( ki künyede sadece bir isimden ibarettir o) uzun süredir yöneten-karar veren (iktidar) ve sermaye çevresinde dolayımlanması nedeniyle yerel basın aslında kendisi, gerçeklerden uzaklaşarak başlıca misyonunu terk etti.

Yani iktidar ile para ilişkisi arasında laçkalaşmayla şamar oğlanı pozisyonuna gerileyen bu durum eleştirileceğine aksine piç bir motto yarattı. Para için takla atmanın verdiği doyumsuz zevk nedeni ile toplum-yerel gazeteci-gerçeklik bağı yerle yeksan oldu.

Bilgisayar, kamera, fotoğraf makinası, baskı makinası, yayıncılık materyalleri çöplüğü haline gelerek kendi öz kaynaklarını eskiten radyo-tv-gazete üçlemesinin yerelde yaşadığı sorunların adı aslında gündemin gerisinde kalınması, en sade hali ile adı başarısızlıktır. Basit bir örnek verecek olursam, Twitter’de ağırlıklı olarak iktidar partisi içindeki kafa-göz yaran muhalefettin açık ettiği bilgiler ve “şeytanın gör dediği” türden bir bilgi aktarımı yapan (asla habercilik değil bana göre) @AntepGündemi, hesabı tüm yerel gazetelerin toplamından daha fazla okunuyor.

Yerel yönetimlere aday olan siyaset figürlerinin bilgiyi seçmene ulaştırma biçimlerine ve seçtiklerin reklam mecralarına bakarak ta bu dediklerimi anlamak çok mümkün. 26 yıldır sokaklarda ve sahadayım, birçok seçimi yakından izledim ancak bu kadar kötü bir dönem görmedim. Özellikle gazeteler ilk kez bu kadar biçare ve savunmasız kalarak AKP’nin önlerine attığı üç-beş kuruş ile yetinmeye başladılar. Kimliklerini inkâr ederek iktidar sofrası üzerinden nemalanan beş paralık şahsiyetler bile isyana kalkışır gibi oldular (!)

Zaten dövizdeki dalgalanma ile büyük bir kriz yaşayan Gaziantep medyasının umutlarını bağladığı 31 Mart dağlarına da kar yağdı. Mart kapıdan baktırdı, ilanı-reklamı yaktırdı. Seçim bu defa geçim olamadı. Topluma ve halka sırtını dönmenin faturası gerçekten ağır oldu.

Tüm yaşamsal alanların kendisine göre bir siyasasının olduğunu biliyoruz. Böyle muğlak bir ortamda hele de 15 günlük bir gazete çıkarmak fikrine bir çoğunuz burnunu kıvırarak bakabilir.  Sosyal ve siyasal sürece ilişkin ektiğimiz patinaj ve ders çıkardığımız üzerinden gösterdiğimiz “la havle” ve sabır süreci artık bitmeli diyoruz.

Çok nitelikli insanlardan oluşan, gerçek gazetecilerle çıktığımız bu yolun uzun olmasını diliyoruz.

Vereceğiniz destekler için şimdiden teşekkürler…

                                                         muratgures27@gmail.com

 

 

 

29.03.2019 (Murat GÜREŞ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İSYAN, BİZ ve DEVRİM

GAZİANTEP'E NE GÜZEL YAKIŞIRDI KAR :)

SİYASET PAZARLIĞININ KADERSİZ KENTİ: GAZİANTEP

KASIM'DA AŞK BAŞKADIR

BAŞLIKSIZ BİR YAZI

EĞİTİM Mİ, NE EĞİTİMİ ALLASEN?

BU ŞEHRİN YETENEĞİ-METENEĞİ

BEN KİMİM?

BAKLAVA VE ŞILLIK TATLISI